|
|

|
Apple Polyphenol ProcyanidinB2 $ C1 |
Elma Polifenol (prokanidin B2 ve C1) Procyanidin elmadan elde edilen çok değerli bir maddedir. 100 gram Procyanidin B-2 ve 21 gram Procyanidin C-1 elde etmek için 20,000 litre elma suyu gerekmektedir; Revita Şampuanda bu iki içerik de bulunmaktadır. .
Procyanidin molekülleri yeniden saç gelişiminde yoğun ve fark edilebilir şekilde etkilidir. Hatta bilinen bir yan etkisi bulunmaksızın neredeyse Minoxidil kadar etkilidir.
Aşağıdaki diyagram telojen safhasındaki 8 haftalık farelerde 19 günden sonraki harici uygulama fotoğraflarını göstermektedir. Her bir farenin sırtındaki kıllar tıraş makinesi ile alınmıştır ve günde bir kez bu bölgeye harici uygulanmıştır. Fotoğraf A hiçbir aktif içerik uygulanmamış hali gösterirken, Fotoğraf B günlük %1 Minoxidil uygulanmış hali ve Fotoğraf C de günlük %1 Procyanidin B-2 uygulanmış hali göstermektedir.
Fotoğraf B ve C'de görebileceğiniz gibi vivoda saç sirkülâsyonunu sağlamada başarı neredeyse minoxidil ile aynıdır.
Procyanidinlerin saçın foliküler epitelyumunun ve ciltteki keratinin hızla artışını desteklemede direkt etkili olduğu görülmektedir. Saç dış kök, iç kök ve saç soğanı matrisi içerir ve bunlar epitelyal hücreleri ve dermal papillae, mezenkimal hücreleridir. Epitelyal hücrelerle mezenkimal hücrelerin etkileşimlerinin saç sirkülâsyonunun gelişiminde önemli olduğu düşünülmektedir.
Procyanidin hem epitelyal hücre gelişimi destekleyici aktivitesi hem de saç gelişimi aksiyonunu vivoda anagen fazına sürükleyici özelliğe sahiptir. Bu da procyanidin oligomerlerinin saç epiteryal hücre gelişimi ve vivoda anagen tetikleyiciliğine neden olan ve böylece de androgenetik alopesi(kellik) için tedavi olarak düşünülmeye başlanmıştır. Bu önemli bulgulara ulaşıldıktan sora bir sonraki adım olarak Procyanidin B-2 insanlar üzerinde araştırılmaya başlandı. İlk klinik çalışmalar Japonya'da, Tsukuba Araştırma Laboratuarlarında yapıldı. %1 Procyanidin B-2 solüsyonun 4 aylık ardı ardına kullanımın saç gelişimine etkilerini araştırmak için bir çalışma yapıldı. 19'u Procyanidin B-2 ve 10'u da plasebo (aynı görüntüde fakat Procyanidin B-2 içermeyen) olmak üzere 29 erkek katılımcıyı içeren klinik bir araştırma yapıldı.
Procyanidin B-2 grubunun %78,9’unda saç çapında artış gözlenirken, plasebo grubunda %30,0 oranında artış gözlendi. 4 aylık Procyanidin B-2 kullanımının sonrasında saç çapında 40 mikrometreden daha fazla bir artış ile plasebo kontrollerinden fark edilebilir biçimde daha fazla bir gelişim gözlemlendi. Procyanidin B-2 deneklerinin belirlenen kafatası alanındaki saç sayısındaki artış (0.25 cm kare), plasebo deneklerinden fark edilebilir biçimde daha fazlaydı. Çalışmanın sonucunda Procyanidin B-2 tedavisinin yan etkilere sebebiyet vermeden erkek tipi kellikte umut verici sonuçları olduğuna ulaşıldı.
Revita şampuan hem Procyanidin B-2 hem de Procyanidin C-1 içermektedir. Kendi vivo çalışmalarımız bu iki maddeyi birleştirmenin saç gelişiminde daha da etkili olduğunu gösterdi. İlaveten bu moleküller, etkilerinin daha da fazla olması amacıyla %1'den daha fazla konsantrasyonla kullanılmıştır.
|
Copper Peptides |
Bakır Peptitin iki temel özelliği vardır.(1) doku zedelenmesinden sonra oksidatif hasarı engelleyen güçlü doku koruyucu anti-enflamatuar etken (2) doku değiştirme aktivasyon etkeni (hasar gören proteinin kaldırılıp normal dokuyla değiştirilmesi). Pek çok üniversitede ve araştırma enstitülerinde yapılan çalışmalar bakır peptitin saç dikimi başarısı, saç folikülü büyüklüğünde artış, saç gelişiminde destek ve saç dökülmesinde azalmayı sağladığını göstermiştir.
San Francisco Yara Merkezi Üniversitesi'ndeki araştırmacı bilim adamları çok ilginç sonuçlara rastladılar. Buluşlarını sentetik olarak formüle edilmiş bir bileşimi, Bakır Peptit, pek çok hastada şiddetli yara bölgelerine uygularken yaptılar. Bu süreç sırasında anormal birşey oldu. Yaralar sadece %30 daha hızla iyileşmekle kalmadı, foliküler hücrelerde önemli bir uyarılma oldu. Bir yan etki olarak yaranın etrafında saç çıkmaya başladı.
Bu buluş o kadar çarpıcıydı ki aynı bakır peptit kompleksini yıllardır %90 oranında alopesi görülen bayan bir hastaya uyguladılar. 6 aylık kullanımdan sonra saçının nerdeyse %100'ünü geri kazandı. Bakır Peptit teknolojisinin lideri olan Dr. Loren Pickart bunu deriye protein enjekte etmeye benzer bir durum olarak açıkladı.
Kemoterapi gören hastalarda ve saç dikimi yapılanlarda testler uygulandı ve hepsinde de yeni ve daha güçlü saç folikülleri oluşmasında başarılı görüldü. Bu anlamlı buluş büyük şirketlerin dikkatlerini çekti.
|
Spin Traps |
Serbest radikal aktivite ölçümlerinde kullanılan çok özel bir bileşimdir. Çünkü serbest radikallere düzenli kompleksler üreterek hem vitroda hem de vivoda tepki gösterirler. En yaygın kulanılan spin trap ve yenilerini ölçmeye yarayan standart PBN - alfa- phenyl-N-tert butyl nitrone'dur. PBN ve diğer spin trapleri pek çok durumda test etmek için son 10 yılda yüzlerce araştırma yapıldı.
Daha sonra bu spin traplerin yaşam sisteminde güçlü serbest radikal dindirici yeteneğinin olduğu ve pek çok durumu tedavi edebileceği keşfedildi. Spin trapler C vitamini ve E vitaminin gibi klasik antioksidanların aktivitelerini tamamlayan ve geliştiren serbest radikal hasara karşı eşsiz bir koruma sağlayabilir.
 Spin traplar pro-enflamatuar hastalık durumlarında görülen NF kappa-B düzenli cytokinler ve nitrik oksit sentezini modüle ederler. Saç dökülmesi yada saç gelişimini sağlama gibi dokunun hücresel bozukluklarını iyileştirmek için kullanılan bir metod hastalanmış bölgeye nitroso yada nitrone spin trap uygulamayı içerir. Bu etkenler süperoksid ve nitric oksidin peroxinitrite üretmesine karşı reaksiyonunu yavaşlatır.
Bilim adamları nitrone ve nitroso spin traplarinin dokuya bağlı hücresel bozuklukları iyileştirme, kısmen yüksek enerji oksijen ve hidroksil serbest radikal ve dokunun iyileşmesini destekleme gibi vücutta bazı özelliklere sahip olduğunu keşfettiler. Alpha-phenyl-N-tert butyl nitrone (PBN) örneğin saç gelişimini sağlayan anti-alopesi olarak yönetilebilir. Spin Traps saç derisi gibi tedavi için deriye uygulanabilir. Saç dökülmesinin türüne ya da tedavi edilen alopesiye ve bununla bağlantılı durumlara bağlı olarak saç uzamasının sağlanması genellikle topikal uygulamayla, tercihen hergün uygulayarak elde edilebilir.
Topikal olarak uygulanan spin trapların yararı sadece bununla sınırlı değildir ve saç uzamasının sağlanması yüksek uzama oranı, saç çapında artış, foliküler neogenetik ve benzeri saç dökülmesini ve alopesinin ilerlemesini önleyen diğer faktörleri de içerebilir.
|
Ketacenazole |
İlk olarak androjenin, özellikle de dihidrotestosteronun (DHT) rolünü incelersek, bu hormonun adenytlate cyclase adlı saç folikülünde bulunan bir enzimin işlevini azaltarak folikülün büyümesini yavaşça "boğduğunu"nun düşünüldüğünü görürüz. DHT konsantrasyonu ciltte fazla kalırsa terminal saçın (kalın) vellus saça (ince) dönüştüğünü görürüz.
Ketoconazole bir anti-mantar ilacıdır ve antimantar etkeni olarak etkinlik gösterdiğinden saç kaybıyla mücadele eden insanlar için önemlidir. Mantar kolonizasyonu ya da enfeksiyondan kaynaklanan cilt tahrişini azaltır. İlk olarak, erkek tipi kellikte oluşan inflamatuar sürecin azalması çok önemlidir. İkinci olarak da birçok çalışmada ketoconazoleun anti-androgenic (anti-DHT) etkileri olduğu gözlemlenmiştir.
4 Mart 2001'de Washington DC'de yapılan Amerikan Dermatoloji Akademisi Kongresi'nde bilim adamları %1 ketoconazole şampuanla yapılan ve saç dökülmesi olan kişiler için iyi haberler veren bir araştırmanın sonuçlarını sundular. Uzun zamandır reçeteli %2 ketoconazole'un Androgenic Alopesi'ye (MPB) olumlu etkileri bilinirdi. Fakat reçetesiz %1'lik versiyonunun etkileri tam olarak bilinmemekteydi.
Yapılan araştırmada hafiften şiddetliye kadar kepekli ve biraz da yağlı saç derisine sahip olan 100 gönüllü erkek altı ay boyunca, haftada 2-3 kez ya %1 ketoconazole şampuan ya da %1 zinc pyrithione şampuan kullandı. Araştırmadaki farklı parametrelerin analizi 6 aylık bir süre sonra ketoconazole kullanımının saç çapında gittikçe bir artışa yol açtığını (%+8.46), diğer taraftan aynı süre içinde saç çapının zinc pyrithione kullanımıyla azaldığını (%-2.28) göstermiştir. Sebum salgılanması aynı zaman dilimi içinde zinc pyrithione (+8.2%) kullanımı ile artarken ketoconazole (-6.54%) kullanımı ile azalmıştır. Altı ay sonra 24 saat içinde dökülen saçların sayısı ketoconazole ile %16.46 oranında azalırken zinc pyrithione ile %6.02 oranında azalmıştır. Son olarak, araştırma süresince anagen fazdaki saç yüzdesi sırasıyla %6.4 ve %8.4 artmıştır.
Sonuçlar daha önce %2 Ketokonazole ile yapılan araştırma sonuçlara benzemektedir. Bu araştırmada %2 Minoxidil kontrol grubunun ve ilaçsız şampuanın başardığına benzer olarak %2 ketoconazol saç çapında bir artışa yol açtı.
Bu araştırmalar açıkça işaret etmektedir ki, haftada 2-3 kez %1 veya %2 ketoconazole kullanımı saç gelişimini ve kepekleri kontrol altına almayı destekler.
|
Rooibos |
Güney Afrika'nın Kuzey Batı burnuna özgü az bulunan bir şurup olan Rooibos ya da Kırmızı Çay, medikal literatürde oldukça fazla değinilen güçlü antioksidan ve anti-enflamatuar özelliklere sahip yeni bir botanik malzemedir. Alternatif tıpta Rooibos genellikle sinirsel erginlikler, alerjiler, karın ve hazım problemleri için kullanılır. Bağımsız bir araştırmanın sonuçlarına göre saç dökülmesinde önemli gelişmeler göstermiştir.
Araştırmalar bağımsız bir laboratuvarda (Dermascan, Fransa) saç dökülme problemi yaşayan bir grup sağlıklı insan üzerinde Rooibos'un kullanımının etkilerini incelemek için başlatıldı. Rooibos içeren bir saç losyonu ile plasebo losyonu karşılaştırarak 90 gün süren bir çalışma yapıldı. 90 gün sonra sonuçlar Rooibos içeren losyonun saç gelişiminde önemli bir artışa sebep olduğunu gösterdi. Gönüllülerin saçında tahriş ya da alerji gibi hiç bir reaksiyon oluşmadan %89 oranında bir artış gözlendi.
Bunun ardından katılımcılardan bir anket doldurmaları istendi. Sonuçlar hesaplanırken %67 saç kaybını sıfır ya da düşük olarak değerlendirdi, %78 düşükten ortalamaya bir gelişme gördü, %45 düşükten ortalamaya saçın tekrar çıktığını gördü ve %63 saçlarının daha pürüzsüz ve parlak olduğunu belirtti. Sonuç: gönüllülerin çoğu saç gelişiminde ilerlemede ve saç dökülmesinde azalmada belirgin bir gelişme olduğunu belirtti.
|
MSM |
Sülfür ileri seviyede amino asit metionin ve sistein içeren protein bakımından zengin yiyeceklerde bulunur. Bu yiyecekler et, balık, baklagiller, kuruyemiş, yumurta, sebze ve özellikle de soğanı içerir. Yine de, sülfür son zamanlarda methylsulfonylmethane ya da MSM sayesinde popüler besleyici bir destek ve topikal tedavi olmuştur.
MSM'nin besleyici destek ve topikal uygulama olarak kullanılması daha yenidir. Robert Herscher adında Amerika'lı bir kimyager MSM üzerinde çalışmaya 1995 yılında başladı. Portland'daki Oregon Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nden Dr. Stanley Jacob pek çokları tarafından MSM'nin babası olarak görülür. Dr. Jacob alg ve plankton gibi basit deniz yaşamının inorganik sülfürü organik sülfür bileşimlerine dönüştürdüğünü keşfetti. Bu bileşimler dimetilsülfonim tuzları olarak bilinir. Bu tuzlar dimetil sülfide (DMS) dönüştürülür; atmosfere bırakılır ve ultraviyole ışınları tarafından dimetil süfokside (DMSO) dönüştürülür. DMSO oksitlendiğinde MSM'ye dönüşür; hayvanlar ve insanlar için yiyecek olan bitkiler tarafından emilir. MSM kokusuz ve nerdeyse tatsız beyaz berrak bir tozdur. Besinsel destek olarak alındığına MSM'nin nefes darlığı, kaşıntı, burun tıkanıklığı gibi yan etkiler göstermeden DMSO'nun faydalarının aynısına sahip olduğu kanıtlanmıştır. MSM neden daha güçlü saç gelişimine yardım ediyor? Çeşitli bilimsel çalışmalar MSM'nin vücut fonksiyonlarını normalleştirmeye katkıda bulunduğunu göstermiştir. Vücuda MSM tarafından sağlanan sülfür sağlıklı saç, deri ve tırnaklar için zorunlu olan sağlıklı kolajen ve keratin için gereklidir. MSM'nin hücre zarındaki lipid peroksidayonun zincirleme reaksiyonlarını değiştiren ya da azaltan antioksidan faydasının olduğu da kanıtlanmıştır.
MSM hiçbir alerji ve toleranssızlık belirtisi göstermeden besinsel destek olarak geniş çapta kullanılmaktadır. MSM yan etki görülmeden asimile edilir. Bilinen kontraendikasyonları yoktur. Vücuttaki MSM tarafından sağlanan sülfür sağlıklı saç, deri ve tırnaklar için faydalı olan kolajen ve keratin için gereklidir. Sağlıklı saç güçlüdür ve doğal gelişim sürecine tekrardan ulaşılabilir.
Revita® kafatasınıza ve saçlarınıza MSM desteği ve diğer etkin maddeleri sağlayarak ileriki saç dökülme fazlarına geçmenizi engellemede destek olur..
|
Caffeine %4 |
Aktif kafein maddesi testosteron seviyesinin etkilerini düzenlemeye yardım eder. Erkek modeli kelliğin testosterona duyarlılığı olan bireylerde görüldüğü bilinir. Yapılan çalışmalarda kafein tedavisinin saç gelişimini yaklaşık %46 civarında arttırdığı ve saçın yaşam devrinin %37 oranında yükselttiği görülmüştür
Kafein insanlarda bir uyarıcı olarak işlev gören xanthine alkolid bir bileşimdir. Kafein uyuşukluğu engelleyici ve tetikte olmayı sağlayıcı bir merkezi sinir sistemi (CNS) uyarıcısıdır.
Jena Üniversitesi'nde bağımsız olarak yapılan bir araştırma hormonal saç kaybının ilk evresine girmiş genç erkeklerin derisinden alınan saç örneklerini kullanmıştır. Araştırma dört farklı çeşit test numunesi için kullanılan saç kültürüne dayanıyordu. Birincisi besleyici bir numuneydi, ikincisi sadece testosterone numunesi, üçüncüsü sadece kafein numunesi ve dördüncüsü bir kafein ve testosteron karışımıydı. Araştırmaya gore, sonuçlar sadece testosterona dayalı numunenin saç dökülmesinde artışa neden olduğunu, buna rağmen kafein besleyici içeren numunenin saç dökülmesini ortadan kaldırmaya yardımcı olduğunu göstermiştir.
Berlin merkezli "Charité" üniversitesinde yapılan yeni araştırmalarda kafeinin saçta 2 dakika bekletildikten sonra saç foliküllerindeki emilimi araştırılmıştır. Bu da kafeinin 24 saate kadar bulunabilirliliğini göstermiştir.
|
Carnitine Tartratez |
Vitamine benzer bir besleyici olan L-Carnitine insan vücudunda doğal olarak oluşur ve yağı enerjiye döndürmek için gereklidir. Aktif enerji metabolizması güçlü ve sağlıklı saçların gelişimi için gereklidir. Biyolojik sistemlerde ATP genel enerji tedarikçisi olarak işlev görür. Hücresel ATP içeriğini önemli derecede artıran en güçlü biyoaktiflerden biri karnitin tartrattır.
İstatistik değerlendirme karnitin tartratla tedavi edilen insan saç köklerindeki ATP'deki önemli artış belirlemiştir. Bu da karnitin tartratın güçlü ve sağlıklı saçlara sahip olmak için gerekli ortamın oluşmasında rol alan enerjiyi sağlayarak saç bakım formülleri için ideal olduğunu göstermiştir. Test süreci boyunca koparılmış saç foliküllerinin içindeki ATP günde iki kere piyasada bulunabilen test araçlarıyla belirlenmiştir. Karnitin Tartratla tedavi edilen saç köklerinin ATP değerlerinde önemli bir artış görülmüştür. Bu etkiler placebo grubunda görülmemiştir.
Karnitin tartratın belirgin bioaktivitesi ikinci bir araştırmayla da gösterilmiştir. Bu araştırmada da insan saç foliküllerinin ATP oranında önemli artış görülmüştür. Karnitin tartrat'ın saça enerji veren ve güçlü, sağlıklı saçların gelişimine zemin hazırlayan ideal bir saç bakım içeriği olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Revita® saçların ve kafatasının enerji ihtiyacını karşılamak ve saç dökülmesinin sonraki evrelere geçmesini engellenmesini desteklemek için Karnitin Tartrate içermektedir.
|
Amino Acids |
Amino asitler, saçların oluşturduğu, proteinin yapı bloklarıdır. Kompleks ve çok fazla güçlü saç proteini olan keratin oluşturmak için kök hücreleri tarafından doğru sırada toplanırlar. Hasar zaman geçtikçe biriktiği için önemli amino asitler sürekli yerine konulmak zorundadır. Biz bu kayıp amino asitlerin birleşimini saça, saç gövdesine önemli gerilme yararlarını sağlamak için gösterildiği yerde, direkt yerine koyabiliriz. Saç %88 öncelikli olarak proteinlerden oluşmaktadır. Bu proteinler keratin olarak bilinen sert lif tipindedir. Keratin proteini "polypeptide zincirlerinden" oluşmaktadır. Polypeptide kelimesi yunanca Poly, çok anlamında ve peptos, hazmedilmiş parçalanmış anlamından gelmektedir. Özde, proteinleri parçalarsak bireysel amino asitler elde ederiz.
Saç %88 öncelikli olarak proteinlerden oluşmaktadır. Bu proteinler keratin olarak bilinen sert lif tipindedir. Keratin proteini "polypeptide zincirlerinden" oluşmaktadır. Polypeptide kelimesi yunanca Poly, çok anlamında ve peptos, hazmedilmiş parçalanmış anlamından gelmektedir. Özde, proteinleri parçalarsak bireysel amino asitler elde ederiz. Bir araya gelen bir çok (poly) amino asit bir "polypeptide zinciri" oluşturur. İki amino asit bir "peptide bond" tarafından birleştirilir ve doğru sırada yerleştirilen amino asitlerin doğru sayısı belli bir protein oluşturur, mesela keratin, insulin, kolagen, vs gibi. "Alpha helix" insan saçında bulunan keratin proteinini oluşturan polypeptide zincirine verilen tanımlayıcı bir terimdir. Yapısı helezonlaşmış halkadır, sarımsıdır. Amino asitler halka oluşturmak için birbirine bağlanırlar ve her halkada yaklaşık 36 amino asit vardır. Herbir amino asit bir "peptide bond" la birbirine bağlanır. Peptide bond, birbirine yapışıklığa genişleyen bir amino asitin karbon atomu ile diğer bir amino asitin nitrojen atomu arasında yerleşmiştir. Birçok bireyde, uçlar, başın en tepesini de içeren, kan akışını devam ettirmenin en zor olduğu yerlerdir. Kandan yoksun olan, bu yüzden besinden de yoksun olan foliküller düzgün olarak saç üretemezler. Vitamin, mineral, amino asit ve doğru besin eksikliği saç gelişimini kesin olarak engeller.
L-Arginine vücuttaki L-Ornithine tarafından sentezlenen, vucut tarafından yarı gerekli amino asittir. Arginine + Ornithine destek protein kimyasal bileşimden sentezlenmiş bir amino asittir, çünkü onlar nitrojenin taşınmasında ve depolanmasında yer alırlar.
Torin kullanımı, özellikle saç dökülme şeklinden etkilenen saç foliküllerini ve Pilosebaceous birimini çevreleyen bağlayıcı kılıfların "katılaştırcısını" doğrular, ayarlar. Bu, daha önce medikal literatüründe ve önceki yayınlarda hiç değinilmemiş saç dökülmesi tedavisinde yeni ve daha önce ifşa edilmemiş bir görüş açısıdır.
Amino acid, l-cysteine saç gelişimini hızlandırır. Saç gövde çapını daha dolgun saçla sonuçlandırarak artırır. L-cysteine, genetik olarak proglamlanmasının ötesinde, daha uzun büyümesini kolaylaştırdığı rapor edilmiştir. L-cysteine ayrıca saç folüküllerine güçlü antioksidan koruması sağlar. Topikal n-acetyl-cysteine kullanıcıları tekrar saç gelişimini rapor etmişlerdir.
Revita® amino asitleri saç foliküllerine direkt olarak sağlayarak saç tellerine gerilebilme-sünebilme özelliğini sağlamada destek verir.
|
Emu Oil |
Emu, dromaius nova hollandiae kivi ve deve kuşu gibi uçamayan kuşları da içeren kuş türü olarak adlandırlan bir grubun uçamayan kuş parçasıdır. Modern Avustralya'lılar yağı ve emu içindeki pek çok değerli maddeyi Aborjinlerden öğrendiler. Önceki araştırmalar Avusturalya'dan gelen emu yağını inceledi ve Avustralya halen emu yağı ihraç etmeye devam etmektedir.
ABD'de bugün emu ve onların inanılmaz yağları ile ilgilenen, büyüyen bir araştrrma ağı vardır. Emu yağı Avusturalya'daki aşırı sıcaklıktan hayvanları korumak içn doğa tarafından gözle görünen şekilde sağlanan kuşun sırtındaki yağın kalın yumuşak tabanından eritilir. Emu bütün doğal besin dokularında cilde derinlemesine işler ve suyla karışır. Boston Universitesi Tıp Fakültesi, Dermatoloji bölümünde görev alan Prof. Dr. Michael Hollick saç gelişimi ve emu yağını içeren bir çalışma yürütmüştür. Onun çalışması emu yağı alan cildin büyüme aktivitesinde, almayanla karşılaştırıldığında %20 bir artış olduğunu bulmuştur. Prof. Hollick, saç folikülüne baktıgında çok daha gür, cilt kalınlığı gözle görülür şekilde artış gözlemlemiştir; bu da emu yağının cilt ve saç gelişimini harekete geçirdiğini göstermiştir. Dahası bu çalışma uyuyan saç foliküllerinin %80'inin uyandığını ve gelişmeye başladığını göstermiştir.
Emu bir iltihap önleyicidir, belki de saç büyümesini harekete geçirmesinde bir etkendir. Topikal olarak uygulandıgında hedef dokuda 5 alfa redüktaz yavaşlatıcı olarak gösterilmiştir. Üçüncü önemli özelliği bakteriyostatik olmasıdır.
Emu yağı cildi beslemeye yardımcı olan gerekli yağ asitlerinin çoğunu içerir. Doğal bir kellikten sıkıntı çeken kişiler tekrar bir saç gelişimi olduğunu belirtmişlerdir. Alopesi Areata saç folikülünü bastırdığı için (saç foliküllerini öldürerek), emu yağı tekrar saç gelişimine yardımcı olacak etkiye sahiptir.
|
Biotin |
Vitamini ailesinin bir üyesidir ve üretim sürecindeki doğal saçtaki en büyük bileşendir. Sadece yeni saç gelişimi için gerekli değil, ayrıca tırnakların ve cildin bütün sağlığında önemli bir rol oynamaktadır. Biotin'in saçtaki yararlı etkileri kafa derisi yağı metobalizmasını geliştirme yeteneğine bağlanabilir. Biotin kafa derisince emildiğinde saç gelişimini ilerletebilir ve saç gövdesine onu büyüterek, aslında saç derisini kalınlaştırarak nufus edebilmektedir. Biotin hücre gelişiminde, yağlı asitlerin üretiminde, yağ ve amino asitlerin metabolizmasında kullanılır. Yiyeceklerden enerjinin açığa çıktığı süreç olan Krebs döngüsünde önemli rol oynar. Biotin saç sağlığı açısından öyle önemlidir ki birçok dermatolog biotin desteğini hastalarına saç dökülmesinde medikal tedavinin bir parçası olarak reçete ederler.
Revita® saçın doğal gelişimindeki en önemli madde olan Biotin'i içermektedir..
|